Botox meselesi
Yani neden olmasın?
Sanki aklımı okumuş gibi “bak şimdi Yeliz bunları bloguna nasıl yazsa diye düşünüyor” dedi.
Kim mi? Anonim bir kişi diyelim, yazarsam isim vermeyeceğime söz verdim 😉
Dört kadın, birimizin evinde yemek masasındaydık. Sohbet botox ve dolgu çevresinde dönüyordu. Grubun açık ara (10 yıl kadar) en yaşlısı bendim ve aramızdaki tek cahil de bendim. Az önce ikisinde botox birinde dolgu olduğunu öğrenmiştim, hayretler içindeydim. Botoxun benim neslime ait bir işlem olduğunu sanıyordum, geçen yaz Tuba alnına yaptırdığından bahsedince ve kadınların büyük kısmının yüzüne aydınlık vermesi için sadece alnına botox yaptırdığını söyleyince algım açılmış, kırk yaş üstü kadınlara bakışım değişmişti, benden on yaş genç kadınların çoktan bu işlere başladığını öğrenmeyi beklemiyordum.
Gerçi şimdi fark ediyorum da, benim de o yaşlarda danaya girer gibi botoxa girme imkanım olmuştu. O zamanlarda - on on iki yıl önce diyelim - İzmir’de çalıştığım ofiste benim yaşımda bir arkadaşım vardı, o botox ilacının olduğu bir tüpün ona fazla geldiğini, birlikte gidersek aynı tüpten ikimizin botoxunun da çıkarılabileceğini söylemiş, beni gaza getirmeye çalışmıştı.
Güzelliğime fazla mı güveniyordum, o işlere girersem çıkamam diye mi düşündüm hatırlamıyorum ama hiç yanaşmamıştım.
Siz şimdi benim “danaya girer gibi botoxa girmek” diyerek alaya aldığımı sanıyorsunuz ama bu botox işinin partileri yapılıyormuş. Eve hizmet, tek seferde birkaç kadını botoxla mis!
Bu botox meselesine hafiften ilgi duymaya başladığımı inkar etmeyeceğim, sadece o akşam yemekte soruşturmakla kalmadım, daha sonra, yaşıtım arkadaşlarıma da sordum, tek seans kaça gidiyor, bu iş yılda kaç kere tekrar edilmeli. Kim yapıyor, doktor mu olmak lazım…
Türkiye piyasasını, Belçika ve Almanya fiyatlarını da koşullarını da iyice araştırdım.
Hayır, şimdilik bu yaşımda hala yaptırmayı düşünmüyorum, yaptırılmasına da hiç karşı değilim, o televizyonlarda sosyal medyada gördüğümüz abartılı müdahaleler yok benim arkadaşlarımın hepsinde de gayet doğal durmuş, olabilir yani. (Hatta aşağıdaki fotoğrafa bakınca ciddi ciddi niyetlenmedim değil 🤣 )
Madem yaptırmıyorsun “E iyi de, kadın ne diye o kadar sordun araştırdın” diyecek olanlara söyleyeyim, bizim oğlanı bu işe sokmayı düşünüyorum.
Malum Arca ergeni, seneye bu vakitler bir üniversiteye kaydolacak ama ne meslek seçeceğini kendisi başta olmak üzere, kimseler bilmiyor, biliyorsa bir allah biliyordur.
Hem geçenlerde futbol oynarken sakatlanınca bizimki, radyologa gittiydi. O gün doktor, Arca’nın bile anladığı birkaç latince terim telaffuz etmiş , birkaç filme bakmış, bundan 50 Euro’yu kapmış. O gün bugündür, doktorun günlük ciro tahmini dilinde, bu doktorlukta çok para var deyip duruyor. Radyologun cirosu ne ki, ben buna botox fiyatlarından bahsetsem, yarın tıp fakültesinin sınavlarına hazırlanmaya başlar. Kolay ikna ederim gibi geliyor.
Oğlum diye demiyorum, öz bakım becerileri ortalama bir ergen seviyesinin oldukça üstünde (günde iki duş, üst segmentten parfüm kullanımı, ayna karşısında geçirilen saatler… diyeyim sen anla) Ayrıca presentable bir arkadaş, kasları olsun, kapsül gardrobuyla rafine tarzı olsun, bizim oğlan kadınlara hitap eder kanımca. (Henüz hiçbir cinsten bir hitabeti yok ama acelemiz de yok, mental olgunluğa erişmesi bizim kuşağa göre epey geç olacak ben şahsen kabullendim, üstelemiyorum, biz bunun yaşındayken muhterem kocam ile… diye başlamayacağım. Lafı uzatmanın lüzumu yok.)
Muhterem demişken babası ne düşünür bilmem, ama ben bizim oğlanda botoxçu doktor kumaşı seziyorum, olur bence. Hem o vakte kadar ben de ufaktan botox fikrine alışırım, gençliği güzelliği bedavaya getiririm 🤪
Düştüğümüz hallere bakar mısınız? Bizden önceki nesiller, yaşlanınca bize bakar diyerek oğullarını doktor olsun diye gazlardı, biz de oğlan bizi gençleştirsin derdindeyiz. Düşünsene aynaya bakarken fark ediyorsun ki, iki kırışıklık oluşmuş, oğlanı arıyorsun, “evladım gel bi bak bakayım benim botoxun vakti geldiyse el atıver sevabına!”


teyzem ikna et ben arkandayim😋😜
Doğal gezen özgür tavuk tercihim. Ruhu, kendini sevmesi, tadı tuzu yerinde olsun. Gerisi boş. Hepimiz buruşup gideceğiz, zorlamaya gerek yok